dünyayı küçülten aile

ROMA’DA GEZİLECEK YERLER

İtalya’nın her yerine gitmeyi çok istiyoruz elbette. Ama başlangıcı Milano-Roma rotasıyla yapmak istedik. Oldukça da keyifli bir başlangıç oldu diyebiliriz. Gidiş-Dönüş uçak biletlerimizi Milano’dan aldık. Otobüs yolculuğu ile Roma’ya geçtiğimizde Roma’da gezilecek yerler konusunda çok heyecanlıydık. Gideceğimiz yerleri ilk etapta metro güzergahında sıraladık. Son gün ise bir vespa kiralayarak Roma’da geçmediğimiz yer bırakmadık 🙂

 

Bu keyifli gezimizde keyif aldığımız yerleri, önerilerimizi ve 2 günde nereleri gezebileceğinizi sırasıyla sizlerle paylaşıyoruz. Bu güzergah bizim için çok verimli oldu. Öncesinde biraz genel bilgi verelim.

Konaklama

Günümüzün büyük kısmını dışarda geçirdiğimiz için, yurtdışı seyahatlerimizde temiz, ulaşımı kolay ve uygun bütçeli yerleri tercih ediyoruz. Booking üzerinden rezervasyon yaptığımız Nerva Accomodation Konuk Evi beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı. Metroya 5 dakika yürüme mesafesinde olduğu için her yere vakit kaybetmeden ulaştık.  Sokağımız da güvenli ve sakindi. Kahvaltı için yakında kruvasan alabileceğimiz bir yer de vardı. Ayrıca konuk evinin ortak kullanım alanına sabah kalktığımızda kahve, meyve, gevrek süt, kruasan,reçel ve sıkma portakal suyu hazırlamışlardı. Eğer otel yerine, oldukça samimi, temiz, uygun fiyatlı, yüksek tavanlı bir roma evi’nde uyanmak istiyorsanız kesinlikle öneriyoruz.
Ulaşım

Bahsettiğimiz gibi ulaşım için metroyu kullanmayı tercih ettik. Roma’da gezilecek yerlerin hemen hemen hepsine metro ile kolayca ulaşım sağlanabiliyor. Metrodan çıkıp yürümek de farklı keşifler yapabilmemiz için fırsatlar sunuyor. Son gün vespa kiralayana kadar Roma Pass Card ile metroları kullandık. Bu kartı almak istememizin bir sebebi de uzun kuyrukları ile meşhur olan Colessium’da Roma Pass Card ile kuyruk beklemeden giriş yapabiliyorsunuz. Tıpkı bizim müze kart gibi turnikeye okutarak geçiş yapılıyor. Siz gittiğinizde kampanya devam ediyorsa mutlaka tavsiye ederiz. Zaman kazanmak için çok önemli.

Roma’da Gezilecek Yerler

1.GÜN

  • VATİKAN

Otobüsle Milano’dan sabahın erken saatlerinde Roma’ya geldiğimiz için ilk olarak dünyanın en küçük ülkesi Vatikan’a gittik. Kırmızı metro hattındaki Cipro veya Ottaviano’da inip Roma içerisindeki bağımsız ülke olan Vatikan’a ulaşabiliyorsunuz. Metro’dan inip biraz yürümeniz gerekiyor. Ama çok keyifli bir yol. Ayrıca yol üzerinde Pakistanlıların açtığı tezgahlardan çok ucuz magnet, kolye gibi İtalya’dan götürebileceğiniz anılar satın alabilirsiniz.

Xray cihazlarından geçerek Aziz Petrus meydanına geçip biraz vakit geçirdikten sonra Aziz Petrus Bazilikası’na girdik. Oldukça büyük ve haliyle ibadete açık bir kilise. Ardından biraz daha yürüyerek Vatikan Müzeleri ve Sistina Şapeli’ni ziyaret ettik. Sistina Şapeli’nde tavanda Michelangelo’nun meşhur Adem’in Yaratılışı eserini görebilirsiniz.

  • TREVİ ÇEŞMESİ

Biz Aşk Çeşmesi’ne hem gece hem gündüz gitmeyi tercih ettik. İki türlü de harika görünüyordu. Aşk Çeşmesi çevresinde gündüz yemek yiyebileceğiniz harika pizzacılar var. Akşam da yemek yiyip güzel şarap içebileceğiniz mekanlar olduğu için ziyaret edebilirsiniz. Adettendir bozuk paranızı atıp dilek tutmayı da unutmayın 🙂

Pizza İçin Önerdiğimiz Mekan: Pizza rustica Lo Scricciolo.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Akşam Yemeği ve Şarap İçin Önerdiğimiz Mekan: Ristorante La Taberna

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

  • KOLEZYUM – COLLESIUM & ROMA FORUMU

Roma’nın simgesi sayılabilecek Collesium’a gideceğimiz için çok heyecanlandık. Gerçekten fotoğraflardaki kadar ihtişamlı ve göz kamaştırıcı. Başta da söylediğimiz gibi Roma Pass Card’ımız sayesinde uzun turist kafilesi kuyruklarının önünden havalı havalı geçerek hiç beklemeden içeri girdik. İnsan gözünde canlandırınca eski çağları gerçekten büyüleniyor Collesium’da. Burayı gezip içeriden ve dışarıdan iyice göz banyosu yaptıktan sonra yürüme mesafesinde olan Roma Forumu’na gittik. Burası dünyanın en büyük arkeolojik alanlarından biri. Giriş ücreti Collesium’a dahil olarak fiyatlandırıldığı için burayı da ücretsiz gezdik. Tapınaklar görülmeye değer.

  • VICTOR EMMANUEL II ABİDESİ

Piazza Venezzia Meydanı’nda bulunan bu göz kamaştırıcı yapıtın bir sürü merdiveni var. Öncelikle şunu söylemek isteriz ki, sakın merdivenlere oturup fotoğraf çektirmek gibi bir isteğe kapılmayın. Asık suratlı güvenlik görevlisi hemen bağrınmaya başlıyor 🙂 Ayakta fotoğraf çektirin çok istiyorsanız. Meydanda bulunan Venedik elçiliğinde zamanında Mussolini ülkeyi yönetmiş ve balkonundan halka seslenmiş.  Bu meydan ve abideyi ziyaret etmek için Collesium ve Roma Forumu’nu ziyaretinizden sonra yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Collesium, Roma Forumu ve Victor Emmanuel II Abidesi Collesseo metro durağının çevresinde bulunuyor.

  • PANTHEON

“Tüm Tanrıların Tapınağı” anlamına gelen Pantheon Roma’daki en eski yapıdır ve Antik Çağ’dan günümüze gelmiştir.  Bu yapının en önemli özelliği kubbesidir. Kubbenin ortasında Oculus adında bir delik bulunuyor ve içeriyi ışıkla dolduruyor. İnanışa göre bu delikten şeytanlar göğe yükselirmiş.

Burayı ziyaret ettiğinizde dondurma alıp, önündeki merdivenlerde yiyebilirsiniz. Altın değerinde bir diğer önemli tavsiye ise buraya gittiğinizde mutlaka uğramanız gereken kahve dükkanı: TazzaDoro Coffee Shop Burada tatlınızı yiyip kahvenizi içebilir; hatta evinize götürmek için de kahve çektirebilirsiniz. Özel paketlerle veriyorlar.

  1. GÜN
  • CASTEL SANT ANGELO

Roma’daki 2. günümüze kaldığımız konuk evinin sokağından Vespa kiralayarak devam ettik. İlk durağımız Castel Sant Angelo oldu. İlk durak olarak burayı tercih etmenizi öneriyoruz size de. Böylece kalenin en üst katındaki cafe’de muhteşem Roma manzarasına karşı sabah kahvenizi içerek güne başlayabilirsiniz. Bu yapının konumu ve kendi özellikleri oldukça etkileyici.  Bir zamanlar Fatih Sultan Mehmet’in oğlu bu kalenin zindanlarında mahkum olmuş. Ayrıca burası bir dönem Papa’ya da ev sahipliği yapmış. Kale ile Vatikan arasında gizli bir tünel olduğu söyleniyor.  Kalenin tam önündeki Hadrian Köprü’sünde fotoğraf çektirmeyi ve nehir kenarında yürüyüş yapmayı da ihmal etmeyin.

  • CAMPO Dİ FİORİ (Yerel Sokak Pazarı)

Roma’da gezilecek yerler arasında mutlaka olması gereken bir yer bu pazar. Çünkü İtalyan mutfağının özel lezzetlerini ve atıştırmalıkların hepsini bir cümbüş halinde bulabiliyorsunuz. Biz sırt çantası ile gittiğimiz için pek bir şey alamadık. Ama karışık çerezler ve kuruyemişlerden denemek için bir miktar alıp gezerken keyifle yedik 🙂

  • PIAZZA DEL POPOLO

Bu meydan Roma’nın en büyük meydanıymış. Etrafında birçok cafe ve restaurantlar var. Fiyatlar diğer bölgelere göre biraz pahalı. Dönem dönem burada festivaller düzenleniyormuş. Meydanın tam ortasında Mısır’dan getirilen bir dikilitaş var. Biz Vespa ile gitmiştik ama siz metroyu kullanıp Flaminio durağında inerek de  ulaşabilirsiniz.

  • İSPANYOL MERDİVENLERİ

Biz gittiğimizde maalesef tadilatta olduğu için merdivenlerin önü kapalıydı 🙁 Oturup da keyfini çıkaramadık. Spagna Meydanı’nda bulunan İspanyol merdivenlerine metronun Spagna durağında inerek ulaşabilirsiniz. İspanyol merdivenlerini deneyimleyemedik ama buraya gitmişken size önerebileceğimiz 2 önemli yer var. Öncelikle kesinlikle aç gitmenizi öneriyoruz. Çünkü 2 müthiş lezzet mekanı önereceğiz.

 

Via della Croce’ye gittiğinizde öncelikle Pastificio’ya gidip makarna yemenizi öneriyoruz. Küçük salaş bir dükkan olan Pastificio’da masa sandalye yok. Bu müthiş lezzete ulaşmak için ise kuyrukta sıra bekliyorsunuz. Plastik tabakta bol kepçe aldığınız makarnanın yanında plastik bardakta kırmızı şarap da isteyebilirsiniz. Fiyatlar çok uygun ve günde sadece 2 çeşit makarna çıkarıyorlar. Biz ikisinden de alıp aramızda bölüştük. Lezzete ulaştığınızda beklediğinize değeceğine garanti veriyoruz. Makarnasını alanlar genelde kaldırımda falan yiyor. Biz de öyle yaptık. Kalabalığa bırakın kendinizi:)

Makarnanın üzerine şöyle benzersiz bir tramisu yemeniz için aynı sokakta bulunan Pompi’ye doğru yürümelisiniz. Burada dondurma da satılıyor. Kutularda verdikleri için tatlınızı alıp sokakta yiyerek gezebilirsiniz. Yazarken ağzımız sulandı 🙂

  • PIAZZA NAVONA

Eski bir stadyum görünümünde inşa edilen bu meydan Romalılar döneminde 30 bin kişilik bir stadyum olarak kullanılmış. Bizim gittiğimiz dönemde meydanda panayır vardı. Yaşımıza başımıza bakmadan bindik 🙂 Çok eğlenceliydi. Meydanda bulunan cafe, restaurant, bar ve gece kulüplerini de keşfedebilirsiniz. Bu meydana metro ile ulaşım yok maalesef. 70 numaralı otobüsü kullanarak Termini durağında inebilirsiniz.

 

Bonus: Roma sokaklarında 1 dakika için videomuzu izleyebilirsiniz 🙂

 



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir